Olmazsa olmaz Şehir Hastaneleri

  • Haberin Tarihi: Eylül 22, 2016
  • Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş
Olmazsa olmaz Şehir Hastaneleri

Türkiye’de Sağlıkta Dönüşüm Programı’yla birlikte atılan adımların reformist olduğu, öyle ya da böyle kabul edilmesi gereken bir gerçek. Kimi zaman sağlık alanında uygulamaya konulan programlar eleştiriliyor olsa bile, doğru ya da yanlış hiç fark etmez, getirilen her düzenlemenin baştan aşağı yenilenmeye çalışılan bir sistem için yapıldığı net bir şekilde ortada. Elbette eksik olan, yanlış olan veya yetersiz olan noktalar olmuştur, fakat bence genel tablonun tümü için “başarısız” değerlendirilmesi yapılmasını mümkün kılmaz. Mevzu bahis 80 milyonluk bir Türkiye. Atılacak her adım, ülkenin bir ucundan diğer bir ucuna kadar herkesi ilgilendiriyor. Zaten olması gereken de bu değil mi? Sadece bir kesimin standartları tepe noktaya mı çıksın, yoksa tüm Türkiye gözetilerek mümkün olan standartlar mı uygulansın?

\r\n

\r\n

Tam da bu noktada bahsetmek istediğim mevzu, Türkiye’nin bir ucundan diğer bir ucuna kadar herkesin temel hakkı olan sağlık hizmetini alabilmesini mümkün kılan “Entegre Sağlık Kampüsleri” veya bir diğer adıyla “Şehir Hastaneleri” projesi. Bu projenin halka kazanımı kuşkusuz çok büyük. Evet, insanlar kilometrelerce yol kat edip, bin bir zorlukla büyük şehirlere gelerek sağlık hizmeti alıyordu, hala daha da alıyor. Bu doğru ama Türkiye’nin bir ucundan diğer bir ucuna olan uzaklık 1.565 kilometre. Malum sağlık, acil ve ehemmiyeti yüksek bir mesele. Böylesi bir meselede bırakın saatleri dakikalar, saniyeler önemli iken Türkiye için Şehir Hastaneleri Projesi’nin ne anlam ifade ettiği ortada. Bu işin bir boyutu, gelelim diğer boyutlarına ve şu anki durumuna;

\r\n

\r\n

Projenin Sağlıkta Dönüşüm Programı’yla birlikte gündeme taşınması sonrasında dönemin Başbakanı Sn.Recep Tayyip Erdoğan’ın sık sık dile getirerek özel sektöre yaptığı çağrılar, konuyu takip edenler tarafından bilinmektedir diye düşünüyorum. Yine dönemin Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın hem projenin hazırlığındaki hem de işletilmesi hususundaki gayreti de hayli fazlaydı. Lakin, aradan uzunca bir süre geçmesine rağmen hedeflenen ve istenilen duruma gelinemedi.

\r\n

\r\n

65. Hükümetin Sağlık Konusundaki Yaklaşımı

\r\n

Bilindiği üzere proje kamu-özel ortaklığına oturtulmuş bir tasarıma sahipti ki hala daha öyle. Yükleniciler önce inşa edecek, sonra da işletmesinden yükümlü olacaklar. Karşılığında ise kamudan kira bedeli alacaklar ve ayrıca kampus içindeki ticari alanlardan gelir elde edecekler. Böylesi bir mantığa oturtulmuş projenin startı da 20 Ağustos 2013’te Yozgat’ta başlatılmıştı. Sene oldu 2016’ı. Binali Yıldırım’ın Başbakan olmasıyla birlikte açıklanan hükümet programında sağlık alanındaki hedefler yeniden ortaya koyuldu. 65. Hükümet Programına şöyle bir göz atarsak, sağlıkla ilgili şu ifadeleri görürüz: “Sağlık alanında hizmet standardının sürdürülebilirliğini sağlamak, yeni reformlarla hizmet kalitesini artırmak, başta yoksul kesimler olmak üzere hizmeti vatandaşlarımızın ayağına götürmek temel amacımızdır. Bu amaç doğrultusunda, sağlık alanındaki insan kaynağımızın ve hizmetlerin kalitesini sürekli artırmayı hedefliyoruz. Tıbbi teknolojide, ilaç ve kozmetik endüstrisinde ve sağlık turizminde kapasitemizi artıracağız. Hedefimiz, yerli ve milli üretimle, ülkemizi sağlık alanında bölgemizin öncü ülkesi yapmaktır. Önümüzdeki dönemde hastanelerimizdeki nitelikli yatak oranını daha da artıracağız. Koruyucu hekimliği yaygınlaştıracağız ve sağlıklı yaşam kültürünü teşvik edeceğiz. Bilgi ve İletişim Teknolojileri destekli entegre uzaktan sağlık ve bakım uygulamalarını yaygınlaştıracağız. Evde sağlık hizmetlerini geliştireceğiz. 14 Ağız ve diş sağlığının düzenli kontrollerle takip edilmesini sağlayacağız. Biyoteknolojik ürünlerde yerli üretimi artıracağız. Yerli plazma ürünleri üreteceğiz. Ülkemizi bu teknolojiyi üretebilen ve kullanabilen sayılı ülkelerden biri haline getireceğiz. Kişiye özel kanser tedavisini öngören ONCOGEN projemizi hayata geçireceğiz. Milli aşı projemiz ile kendi aşımızı üreteceğiz. Kamu-Özel Ortaklığı (KÖO) modeli ile başlatmış olduğumuz şehir hastaneleri projelerini tamamlayacağız.”

\r\n

Sağlık Bakanlığı Kamu Özel Ortaklığı Daire Başkanı Abdulvahap Yılmaz’ın yaptığı açıklamaya göre ise Türkiye genelinde toplam 43 bin 200 yatak kapasitesine sahip olacak şehir hastanelerinin, kamu-özel ortaklığı modeliyle kurulması tekrar gündemde. İnşa edilecek şehir hastanelerinden 18’inin projesi için Yüksek Planlama Kurulu onayı alınmış. Bunlardan 1.584 yataklı Kayseri Şehir Hastanesi, 3.566 yataklı Ankara Etlik Şehir Hastanesi, 3.660 yataklı Ankara Bilkent Şehir Hastanesi, 1.040 yataklı Elazığ Şehir Hastanesi ihalelerinin sonuçlanmış.

\r\n

\r\n

Şehir Hastaneleri’ndeki son durum

\r\n

Manisa Şehir Hastanesi 475 yataklı

\r\n

Yozgat Şehir Hastanesi 840 yataklı

\r\n

Konya Şehir Hastanesi 1.250 yataklı

\r\n

Mersin Şehir Hastanesi 2.680 yataklı

\r\n

İstanbul İkitelli Şehir Hastanesi’nin sözleşme süreçleri bitmek üzere.

\r\n

Adana Şehir Hastanesi 1360 yataklı

\r\n

Bursa Şehir Hastanesi 1.870 yataklı

\r\n

Gaziantep Şehir Hastanesi 2.000 yataklı

\r\n

İzmir Bayraklı Şehir Hastanesi 730 yataklı

\r\n

Isparta Şehir Hastanesi 1.370 yataklı

\r\n

Kocaeli Şehir Hastanesi 1.000 yataklı

\r\n

Eskişehir Şehir Hastanesi 2.400 yataklı. Fizik tedavi rehabilitasyon-psikiyatri hastaneleri paketinin ihale süreci devam ediyor.

\r\n

\r\n

Yüksek Planlama Kurulu onayına sunulanlar: İstanbul, İzmir, Ankara’nın da aralarında bulunduğu büyük şehirlerde kamu-özel ortaklığıyla inşa edilecek 7 bin 765 yatak kapasiteli 8 şehir hastanesiyle bir hastane projesinin ön fizibilite raporları da Yüksek Planlama Kurulu’nun onayına sunuldu. Bunlardan İstanbul Üsküdar Şehir Hastanesi 415, İstanbul Bakırköy Şehir Hastanesi 1.040, Samsun Şehir Hastanesi 900, İzmir Güney (Tepecik) Şehir Hastanesi 1.200, Şanlıurfa Şehir Hastanesi 1.700, Tekirdağ Şehir Hastanesi 480, Denizli Şehir Hastanesi 1.000, Ankara Sincan Hastanesi 480, Trabzon Fatih Hastanesi 550 yataklı olacak.

\r\n

Diğer taraftan kamu-özel ortaklığıyla yapılacak Türkiye Halk Sağlığı ile Türkiye Tıbbi Cihaz ve İlaç Kurumları’nın hizmet binalarıyla ilgili ihale süreci ise devam ediyor. Ön çalışmaları sürenler: Sağlık Bakanlığı’nın kamu-özel ortaklığı planlamasında yer alan bazı hastanelerle ilgili de ön çalışmalar ise sürüyor. 500 yataklı Kahramanmaraş Hastanesi, 300 yataklı Kahramanmaraş Elbistan Hastanesi Ve bin yataklı Antalya Şehir Hastanesi için gelecek ay ön yeterlik ihale ilanına çıkılması planlanıyor. İmar planı çalışmaları süren 600 yataklı olması öngörülen Diyarbakır Yenişehir Şehir Hastanesi ile 750 yataklı olması planlanan Diyarbakır Kayapınar Şehir Hastanesi’nin projelerinin bu ay içinde YPK onayına sunulması bekleniyor. 3.700 yataklı İstanbul Sancaktepe Şehir Hastanesi için eylülde ön yeterlik ihale ilanına çıkılması planlanıyor. 400 yataklı Bolu Şehir Hastanesi, 100 yataklı Manisa Yüksek Güvenlikli Adli Psikiyatri Hastanesi ve 400 yataklı İstanbul Fatih Sultan Mehmet Hastanesi ise bakanlığın planlamasına yeni aldığı hastaneler arasında yer alıyor.

\r\n

\r\n

\r\n

Akif ÖZGÜLLER

\r\n

(Sağlık Yatırım Danışmanı)

Anahtar Kelime:

Yorum Kapalıdır.