HASTANELERDE HALKLA İLİŞKİLERİN GEREKLİLİĞİ

  • Haberin Tarihi: Ağustos 25, 2016
  • Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş
HASTANELERDE HALKLA İLİŞKİLERİN GEREKLİLİĞİ

Öğr. Gör. Hatice HURÇ APALI\r\n\r\n \r\n\r\nHastanelerde halkla ilişkiler konusu son yıllarda üzerinde sıklıkla durulan ve önemi giderek artan bir alan olarak kendini göstermektedir. Bir görüşe göre sağlık sektöründeki halkla ilişkiler faaliyetleri yoluyla bir anlamda kişilerin davranışlarının etkilemeye çalışılmaktadır. Böylece kişilerin söz konusu hastaneyi tercih etmeleri yönünde eyleme geçmelerine dönük birtakım faaliyetlerde bulunulmaktadır. Hastanelerde yapılan halkla ilişkiler uygulamaları, bir hastalık hakkında kamuoyunu bilgilendirmekten başlayan, onların hastalıklarının farkında olmasını sağlamaya, hastalıklarıyla mücadele etme yöntemlerinin ve korunma yollarının anlatılmasına, hasta memnuniyetinin sağlanmasından hasta haklarına ilişkin bilgilendirmenin yapılmasına, tüm paydaşlarla ilişkilerin yönetilmesinden hedef kitle üzerinde olumlu bir kurumsal imaj yerleştirilmesine kadar çok geniş bir yelpazede değerlendirilmektedir\r\n\r\n \r\n\r\nHastaneler yönetim şekliyle, örgütlenme yapısıyla, ekonomik beklentileriyle, sosyal durumlarıyla ve diğer işleyiş şekilleriyle işletme niteliğinde olan kuruluşlardır. İşletme niteliğindeki hastaneleri, diğer işletmelerden ayıran üç temel özelliğin varlığı da bilinmektedir. Bunlar:\r\n\r\n-              Hastanelerin birer hizmet kuruluşu olması,\r\n\r\n-              Hastanelerin birer refah kuruluşu olması,\r\n\r\n-              Hastanelerin karmaşık yapıda örgütler olmasıdır.\r\n\r\nHastanelerin bu farklılıkları buraların daha hassas ve halkla ilişkilere daha çok ihtiyaç hisseden işletmeler olduğunun göstergesi durumundadır. Bu görüşe göre hastanelerde halkla ilişkiler ihtiyacını ortaya çıkaran nedenler şu şekilde sınıflandırılabilir:\r\n\r\n-              Sağlık sektöründe yapısal değişiklikler,\r\n\r\n-              Hastanelerdeki karmaşık yapı,\r\n\r\n-              Aşırı derecede uzmanlaşma,\r\n\r\n-              Dil sorunu ve Bürokrasi\r\n\r\n-              Halkın Bilgisizliği ve uzmanın gücü,\r\n\r\n-              Hastada meydana gelen değişimler,\r\n\r\n-              Hastane yönetiminin profesyonelleşmesi,\r\n\r\n-              Kamu kaynaklarının kısıtlanması ve finansman ihtiyacı,\r\n\r\nDiğer yandan hastanelerde halkla ilişkiler gerekliliğini ortaya çıkaran nedenleri genel itibarıyla “hasta haklarındaki gelişmeler” ve “yoğunlaşan rekabet ve alternatifin artması” şeklinde 2 başlık altında toplamak mümkündür. Bunları sırasıyla inceleyelim;\r\n

    \r\n

  1. Hasta Haklarındaki Gelişmeler
  2. \r\n

\r\nGerek İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 25. Maddesi “ Herkesin kendisinin ve ailesinin sağlık ve refahı için beslenme, giyim, konut ve tıbbi bakım hakkı vardır. Herkes, işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, yaşlılık ve kendi iradesi dışındaki koşullardan doğan geçim sıkıntısı durumunda güvenlik hakkına sahiptir” ile gerekse Anayasamızın 56. Maddesinin “ herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir” denilerek, devletin herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak, insan ve madde gücünden tasarruf kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenleyeceği” hükmü ile sağlığın bir hak olduğunu, doğuştan gelen bu hakkın korunmasının devletin sorumluluğunda olduğunu ortaya koymaktadır.\r\n\r\n“Sağlık hizmetlerinden adalet ve hakkaniyete uygun olarak yararlanma”, “sağlık kuruluşunu seçme ve değiştirme”, “hasta haklarının korunması ve mahremiyete saygı gösterilmesi” gibi belli başlı alanlarda hastaların hak ve hukukunu gözetmektedir.\r\n\r\nHalkın eğitim düzeyindeki artışlara “hasta hakları” alanında elde edilen kazanımların da eklenmesiyle halk bilinçlenmeye ve hakkını aramaya başlamıştır. Artık sağlık hizmeti sunan kuruluşların halkın dilek, istek, şikayet ve beklentilerine duyarsız kalamayacakları bir dönem başlamıştır. Buna “ kitle iletişim araçlarının yaygınlaşarak, vatandaşların sesini duyurmalarına yardımcı olan bir araç konumuna gelmeleri” de eklenince sağlık hizmeti sunan kurumların kendilerini toplumun istek ve beklentilerinden soyutlamayacakları bir dönem başlamıştır. Bilinçlenen tüketiciler artık sağlıkla ilgili konularda karar alma sürecine de dahil olmaya başlamıştır.\r\n\r\nArtık müşteri memnuniyeti ilkesini rehber edinerek, kaliteli hizmet sunan kuruluşların tercih edildiği bir döneme girilmiştir. Sonuçta müşteri memnuniyetini sağlamak isteyen hastaneler, hasta ve hasta yakınları ile aralarında duygusal bir bağ oluşturmaya dönük faaliyetlerde bulunmak durumunda kalmışlardır. Bu ise tercih edilme noktasında hastanelerin halkla ilişkiler faaliyetlerine önem vermelerini bir zorunluluk haline getirmiştir.\r\n

    \r\n

  1. Yoğunlaşan Rekabet Ve Hastane Seçiminde Alternatifler:
  2. \r\n

\r\nKüreselleşme ile rekabet de küresel bir nitelik arz etmektedir. Günümüz dünyasında artık rekabet her alanda kendisini göstermektedir. Nitekim sağlık alanı da yoğun rekabetin yaşandığı sektörlerden bir haline gelmiştir. Sağlık hizmetleri sunan kurumların sayısı her geçen gün artmaktadır. 1980 yılında ülkemizde 75 özel hastane bulunmaktayken, 2014 yılında 550 özel olmak üzere toplam 1424 hastane faaliyet göstermektedir.\r\n\r\nYoğun rekabet ortamında halkın seçeneklerinin artması seçiciliği de beraberinde getirmektedir. Nitekim müşteri ihtiyaçlarına saygı duyularak yapılan hizmet, uzun dönemde müşterilerin bağlılığını sağlayacak, böylece seçici davranan müşteriler kaliteli hizmet sunan kuruluşlara yöneleceklerdir. Diğer sektörlerde olduğu gibi sağlık sektöründe de müşteri memnuniyeti ilkesinin hayata geçirilmesi kaçınılmazdır. Müşteri memnuniyeti sağlamanın yolları şu şekilde sıralanabilir:\r\n\r\n-              Müşterilerle düzenli olarak temas kurulmalı yani sürekli iletişim halinde olunmalıdır.\r\n\r\n-              Müşterilerin memnun olup olmadıklarını sürekli takip edilmelidir.\r\n\r\n-              Müşterilerinizi tanıyın\r\n\r\n-              Müşteri şikayetlerine karşı duyarlı olunmalıdır ve sorunlarına acil çözümler bulunulmalıdır.\r\n\r\nBu bağlamda günümüz koşullarındaki yoğun rekabet ortamında başarılı olmak ve bunu sürdürmek isteyen hastanelerin planlı, programlı ve iki yönlü bir süreç olan halkla ilişkiler faaliyetlerine önem vermeleri gerekliliği ortaya çıkmaktadır. “Hastanenin kendisini kamuoyuna etkin bir şekilde tanıtabilmesi”, “hizmet politikasının kamuoyuna duyurulması” ve “ kamuoyunda olumlu bir imaj oluşturulması” halkla ilişkiler uygulamalarıyla mümkün olabilecektir.\r\n\r\n \r\n\r\n \r\n\r\nKaynaklar:\r\n\r\nIşık, Metin (2011). Hastanelerde Halkla İlişkiler, Eğitim Akademi Yayınevi, Konya.\r\n\r\nAyhan, Bünyamin ve Canöz, Kadir (2006). “Hastaların Hastane Tercihinde Etkili Olan Halkla İlişkiler Faaliyetleri”, II. Ulusal Halkla İlişkiler Sempozyumu.\r\n\r\nYurdakul B., Nilay, Coşkun, G.., Öksüz, Burcu. “Hastanelerde Halkla İlişkiler: İzmir İli Özel Hastaneler Örnekleminde Halkla İlişkiler Birimlerinin Yapı-İşlev Ve Uygulamalarına Yönelik Bir Araştırma”, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İİBF Dergisi, Nisan 2007, 2(1), 31-46.\r\n\r\nTortop, Nuri. “Müşteri Memnuniyeti” http://www.plusvalue.net/yayinlarimiz/Musteri_Memnuniyeti/Musterilerinizi_Dinleyin/.\r\n

    \r\n

  1. Sağlık İstatistikleri Yıllığı, http://www.deloitte.com/assets/Dcom-Turkey/Local%20Content/Articles/YASED_Türkiye%20Sağlık%20Sektörü%20Raporu.pdf.
  2. \r\n

\r\n“Müşteri bağlılığı yaratmak”www.btso.org.tr2007:16http://www.btso.org.tr/databank/publication/telkitabi05. pdf, Tüccarın El Kitabı Serisi, İletişim ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü.\r\n\r\n“Hastane Sayıları Ne Kadar Artmış?” http://www.dogrulukpayi.com/beyanat/558a8cea6839e.

Anahtar Kelime:

Yorum Kapalıdır.